level up! 2

  Saat 04.13. Kendimi uzun bir süre geç yatmamam, erken kalkmak konusunda baskı altına aldım. Uzun dediğim 2 yıl falan. Ama olmuyor. Bu şekilde verimli hissediyorum. Geç uyuma,uyanma konusunda stres ve baskı hissetmeyince de aslında mutlu ediyor bu düzen beni. Bugün hiç uyumadan yarın erken uyuyup vizeler için uyku düzenimi ayarlamak istiyorum. Yine boş bir çaba olabilir. Kitaba tekrar başladığımı söylemiştim. Çirkin kızların bile bakmayacağı, arabası olmamaktan yakınan ve özgüvensiz hisseden insan bir anda yine yaban çakalına döndü. Kendimi hatırladım. Benim çok üst levelim olan 2 kızı aynı gün ayarladım. İnternetten yaptım tabi bunu. Bu dönem hayatımda ilk defa deli gibi ders çalıştığım için taktiklerimi ortamda deneme fikrini birazcık erteledim. İnternet de iş görür. Ben bir canavarım evet. Bunu hep kötü düşünmüştüm. Ama bu canavar istediğinde bambaşka birine dönüşebiliyor. Kızları tavlayabilmek için bir yan karakter oluşturmam lazımdı. Onun ismini de şu an canavar koydum :D

  Neyse önceki yazıdan devam edeyim. Kısa zamanda çok işler başardım demiştim en son :D Üniversiteye başladığımda da öyle oldu. Yıllarca bir kıza 10 metreden yaklaşamayan çocuk 1 ayda sayısını hesaplayamadığı kızla buluşmuştu. Kızın benle yakınlaşabilmek için beni kuytuya götürdüğünü hatırlıyorum. Beni öpmek için yaklaştığında onun ayakkabılarının bağcığını çözmüştüm. Cümle ilk okuduğunuzda anlamsız gelebilir :D Kız bana yaklaşıyor, ben de hemen eğilip onun bağcıklarını çözüyorum. Komik galiba. Çocuk gibiydim. Ben işin piçliğinde değildim. Bunları yapıyor olmak bile hoşuma gidiyordu. Evde 3 kız 3 erkek ortam yapıyorduk. Bir çift yatakta sevişiyordu. Ben çakırkeyif olup uykuya dalmıştım. Diğer erkek kızı moda sokamamıştı. Kız kaçmıştı ondan bildiğin. Yani kalıyordu 2 kız. Ve o kızlar gece odama geldi. Biri kucağıma oturmuş 'Deniz kalk hadi!' derken diğeri de beni dürtüp 'Deniz uyan, biz çok sıkıldık.' diyordu. Ve ben 'Gidin başımdan, çok uykum var.' diyerek zorla kızları gönderiyordum. Seksi çok fazla takıntı yapmamıştım. İstediğimde elde edeceğimi biliyordum. Ve bir kızı beğenmemişsem onu öpmek bile istemiyordum. Bu 2 kız olayını arkadaşlarıma anlatınca çok dalga geçtiler. Onlar bulamıyordu. 40 yılda bir bulunca da seksin olmaması onlar için salakça bulunan bir durumdu. Ben onlar gibi değildim. Ama onlardan etkilendim. Ertesi hafta başka bir ortam vardı. 4 kız 3 kız bu sefer. Yine bir şekilde kızları kendime çekmiştim. Kendimce bulduğum taktikleri denedim üstlerinde. Kişilik analizi bilmem ne. Yaklaşık yarım saat muhabbetten sonra arkadaşım kulağıma eğilip 'x benim, yeter artık ibnelik yapma' demişti. Aynı arkadaş geçenlerde 'Kendini çok saldın, biraz üstüne başına bak.' demişti. Bense hala kendimi aşırı değersiz hissediyordum. 4 kız 3 erkekli ortama dönelim. Bana 4. kızı uygun görmüşler. Aynı yatakta uyuyorduk. Bu sefer benimle geçilen dalgalar yüzünden bir şeyler yapmak istiyordum. Öyle hayvan gibi yaklaşınca kız ağladı. Bildiğin ağladı lan :D Çok da başkalarını dinlememek gerekiyomuş :D Boşu boşuna haneye -1 yazılmıştı. En utanç verici anım o olabilir. Neyse biz o bağcıklarını çözdüğüm kızla sevgili gibiydik. Ama bi şekilde hiç boş durmuyordum. İstediğim her kızı elde edebiliyor gibiydim.

  Sonra bi kızla konuşmaya başladık buluştuk. Kız biraz sivilceliydi ama kendine has bi güzelliği vardı. Aslında baya güzeldi. Konuşurken kuzenimle de konuşmuş olduğunu anladım. Bizimki kadar olmasa da yine arada yazmış falan. Bana sabah günaydın yazmak için geceden yazmayı kesiyor, sabah pardon ya uyumuşum tarzı şeyler yazıyordu. Ona yapmamıştı. Ama konuşmuştu. Çok fazla sinirlendim. Ne kadar kızları pek takmasam da o olay beni sinirlendirmişti. Çünkü ne kadar tavlamaya çalışsam da samimiydim hepsine karşı. Kimseye piç olarak yaklaşmıyordum. Kalkıp gidicektim. Ama kız da çok güzeldi. Bekledim. Onu etkilemek için kahve söylemiştim. Sinirli sinirli elime aldım fincanı. 'Bu kahveyle seni etkilemek istiyodum.' dedim sinirli sinirli. Soğuk okuma taktiğini yaptım. Ama hızlı hızlı. Sinirli sinirli. 'Noldu şimdi etkilendin mi?' dedim. Bir şekilde oyunum bozulmuştu. 'Ben seninle arkadaşız diye düşünmüştüm, özür dilerim.' dedi yalan olduğu belli bir şekilde. Neyse dedim. Hoşlandım ben bu kızdan. Bütün taktikleri uygulamak istedim. Onun da diğer kızlar gibi olduğunu anlayıp rahatlıcaktım. Bu kadar fazla sinirlenmiş olmak hiç hoşuma gitmemişti. 'Karşı masadakilere bak, herkesin içinde öpüşüyo terbiyesizler.' dedi. Zamanı gelmemişti ama yapacaktım. 'Kıskandıysan sen de beni öp.' diyerek yaklaştım. Ve öpüştük. O sinirle kalkıp gitmem gerekirdi. Veya önemsemeden eğlenmeme bakmam lazımdı. Ama yapamadım. Onun kucağına yattım. Saçlarımı okşadı. Biz öğlen buluşmuştuk. O saçlarımı okşarken zaman nasıl geçti anlamadım. Dışarı baktığımda hava kararmıştı. Galiba gitmeyerek ben ona teslim olmuştum. Daha ilk günden. İlk buluşmadan. Bu anlattığım kız da önceki yazılarımda bahsettiğim beni o adamdan bir eziğe çeviren, 2 buçuk yılımı paylaştığım, her şeye rağmen bana aşkın en güzel halini yaşatan kız. Pişman etti gitmediğime amk kızı :D Her şeyi bıraktım. Diğer bütün kızları bıraktım. Okulu salladım. Arkadaşlarımı salladım. Ona teslim oldum. Zamanla ezik bi insana dönüştüm.

  Kitabı tekrar okurken farkettiğim bir cümle var. Asla kendinizi teslim etme yanılgısına düşmeyin tarzı. Ben onu aklımdan silmişim. Bu tavlamalara bilmem nelere gerek yok artık sanmıştım. Aslında baya bi süre dayandım. Ama sonunda tamamen bıraktım. Öyle olunca da bütün çekicilik kayboldu. Beni ben yapan her şey kayboldu. Bir kediye dönüştüm. Ve kendime söz veriyorum. Bu tekrar olmayacak. Bunların hiçbirine gerek olmadığı bir insan karşıma elbet çıkacak. O zamana kadar bu tekrar ol ma ya cak. Ben bu kadar değersiz hissetmeyi haketmedim. Nasıl bir insan olduğumu bile unuttum lan. Bir buçuk sene oldu. Benim onla nasıl tanıştığımı, aslında nasıl bir insan olduğumu, istediğimde neler yaptığımı yeni hatırlıyorum. Bu kadar kör olmuş vaziyetteydim. O sivilceli ve güzel kadın bana hiç beklemediğim acıları yaşattı. Onun açısından da güzel bir başarı aslında. Benim gibi çakma bir kadın avcısını diz çöktürmek hoşuna gitmiştir. Ama benimle geçirdiği zamanlar da yaşadığı en eğlenceli zamanlar biliyorum. Gerçekten aşkı yaşadı. Ben de yaşadım.

  Velhasıl kelam olay böyle. Şimdi canavarın sazı eline alıp bikaç tavlama yapma zamanı. Bir günde 2 üst level kız iyi aslında. Birazcık bu tavlamanın nasıl olduğundan bahsetmek istiyorum. Tamamen bir başkasına dönüşmeyeceksiniz. İşin özü kendin olmakta. Sadece buna bikaç ekleme yapmak olay. Tamamen rahat olabildiğiniz, sizi kötü hissettiren herşeyi diğer karakterde bıraktığınız bir olay. Buna bir oyun olarak bakmalısınız. Eğer bunu oyun olarak görebilirseniz oyunun içinde olabilirsiniz. Kimse kaslı erkek istemiyor, kimse çok zengin erkek istemiyor. En azından çoğu kadın. Devir o devir değil. Devir onların ruhuna hitap etme devri. Size bir örnekle anlatayım. Daha iyi anlayacaksınız. Bir kedi düşünün. Sarı bir kedi. Üstünden bir ip sarkıtın. Onunla oynamaya başlar. İpi hareket ettirdikçe daha çok oynar. Ama siz ipi onun önüne atarsanız oynamayı bırakır. İşte biz o ip olacağız. Her söylediğiniz cümle bedeninizle ve hareketlerinizle uyum içinde olmalı. Doğal olmalı. Gülümsemelisiniz. Duruşunuz düzgün olmalı. İyi bir espri anlayışınız olmalı. İlgi çekecek en az bir özelliğiniz olmalı. Sihirbazlık yapmak, kişilik analizi yapmak gibi. En azından kahve falı bakmak :D Sallamak da olur. Ama tutarlı olması lazım. Bunun için de soğuk okumayı ve karşınızdaki kişiyi analiz etmeyi öğrenmelisiniz. Ve kendinize güven duymazsanız bunların boş olduğunu söyleyebilirim. Bunları eksiksiz yapabildiğiniz an karşınızdaki kıza da istediğinizi yapabilirsiniz. İstisnalar dışında. Bunlar için çok fazla yazı okudum, kitaplar okudum. Bu konu hakkında sıfır bilgiyle biraz zor. Sadece kadınların aslında deli gibi kendilerini birine teslim etmek istediğini bilin. Hepsinin geniş fantezi dünyaları var. Ve o oyunun içinde olmayı deli gibi istiyorlar. Bunları unuttuğum zamanlar hiçbir kızla düzgün iletişim kuramadım. Sen çok iyi bir insansın cümlelerini bolca duydum. Ne kadar sevgili olmak isteseler de bir süre sonra sıkılıyorlardı. Ben kendime güvenmiyordum çünkü. Ve hiçbir kadın sizi iyi olduğunuz için sevmeyecek. Hiçbir kadın hiçbir erkeği çok iyi olduğu için sevmez. Çok iyi olduğumu düşündüğüm zamanlar elde ettiğim kız sayısı kocaman bir 0. Ama oyuna biraz dahil olduğum her kız, ona ne kadar kötü davransam da bir süre sonra beni aradı. Oyunun laneti de bu. Kadınlara artık farklı gözle bakıyorsunuz. Bir kız sizi arkadaşı olarak göremiyor. Biraz devam ederseniz geceyi onunla aynı yatakta geçireceğinizi biliyorsunuz. Kimse ona 'nerelisin?' yazan bir erkekle yatmak istemez. Kimse ona 'tanışabilir miyiz?' diyen bir erkekle yatmak istemez. Kadınların bir koruma kalkanı vardır. Güvenli bölgeye giriş yapabildiğiniz an işin yüzde 90ı bitmiş sayılır. Onun için ilk başta bu tarz sorular tedirginlik yaratır. 'Ben buyum, işte bu da benim salakça muhabbetim.' kafasında olmanız lazım. Bu işe biraz kafa yorup bunları aşama aşama yazacağım. Ama şimdi değil. Bikaç ana detayı vermek istedim sadece.

  Yarım bıraktığım işe devam etmek istiyorum. Bu dünyada en büyük tutku duyduğum şeylerden biri kız tavlamak. Bu benim işim lan. Kızların şaşırmaları, heyecanlanmaları, hayranlık duymaları beni çok fazla mutlu ediyor. 4 senelik bir kaybım var. Bunlar sadece kadınları tavlama üzerine teknikler de değil. Daha enerjik biri oluyorsunuz. Bambaşka birine dönüşüyorsunuz. Bu sizin hayat kalitenizi çok artırıyor. Sürekli oyundasınız. Bu yaptığım kötülük değil. Tam aksine kendime yaptığım bir iyilik. Ayrılıktan sonra psikologa gitmiştim. 'Onunla tanıştığım zamanlar çok enerjiktim. İstediğim her kızı tavlayabiliyordum. İstediğim her ortamda bütün dikkati çekebiliyordum. İstediğim insana dönüşmüştüm. Kötü biriydim.O yüzden bana aşık oldu.' demiştim. Bana 'Bu söylediklerin gerçekten kötü birinin yapacağı şeyler mi? Aslında iyi şeyler değil mi? İyilik kötülük kavramına çok takılmışsın.' dedi. Kız tavlama, beni istediğim insana dönüşme yolunda deli gibi gazlayan bir şey. Bi nevi kişisel gelişim. Ve ben oyum. Bu ezik insan değilim. Ve tekrar geldim. Heyo :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

evet

yine bir kaçış kafaları

boş