level up!
Merhaba kimsenin okumadığı bloğum. Kişisel hesaplarımda paylaşma konusunda çok muallaktayım hala. Gerçekten özelimi yazmak istiyorum. Herkes görsün istemiyorum. Ama okuyanlar da olsun istiyorum. Yalnız insan sıkılıyor lan. Günümüzde insan yürürken bile yürümeye odaklanmıyor. Telefon olmadan bir yere gidemiyor. Like için yarışıyor. Birçok şeye bağımlıyız. Ben de insanlar okumadan çok yalnız hissediyorum. Ama bunun yanlış olduğunu biliyorum. Yalnızlığı kabullenerek yaptığım her eylem beni mutlu etti. Hayatımı düzeltmemi sağladı. İnstagramı kapatmıştım bir ara. Hayatımın en güzel ve en verimli dönemiydi. Yine bağımlı oldum şimdi. İnsan bunu bildiği halde kopamıyor. Bu yazıda anlatmak istediğim şey bu değil.
Baya uzun bir süredir psikolojim bozukmuş. Yani sağlıklı bir kafada değilmişim. Son günlerde böyle sağlıklı bir kafayla birkaç saat geçirdim :D Sürekli bir tedirginlik halindeymişim geçen zamanda. Hiç sakin kalamamışım. Kısacası çok iğrenç bi haldeydim. Bunu yeni anlıyorum. Saplantılar, takıntılar ve bağımlılıklar sarmış dört bir yanımı. Terkettiği halde kanımı emmeye devam eden bir eski sevgili, böyle mükemmel bir karaktere sahipken bunu farketmek yerine herkese karşı kendini hep aşağıda gören bir ben, sürekli iyiye götürmek için bir sürü şey yapmaya çalışırken aslında çok yıprattığım psikolojim ve hayatım... Hayat bana sanki 1 ay gibi geliyordu. Her şeyi bir güne sığdırmaya çalışıyordum. Yapamayınca çöküyordum. Hiçbir kız bana bakmayacak gibi geliyordu. Sonsuza kadar yalnız kalıcam sanıyordum. Kendime hayranlık duyan bir insandım. Kibrimi çok severdim. Yalnız takılırdım. Ki bunu ben isterdim. Ama ortamda çok enerjik olurdum. Çok ortam da aramazdım. Kız tavlamaya karşı ayrı bir ilgim vardı. Bir ilişki, bir insan benim gibi yüksek standartlara sahip birini tamamen vasıfsız ve çökmüş bir insana nasıl çevirdi anlamıyorum. Bunu önceden yaptığım gibi işte ben çok iyiyim, mükemmelim diyerek içimdeki özgüven sorunlarımı kapatmak için söylemiyorum. Evet pek bi yeteneğim yok belki sandığım kadar zeki de değilim. Ama ben benim lan. Kibirimle benim. Ben olmam zaten kibir için yeterli bir sebep. Çünkü ben bir şeyleri yapmaya istekliyim. Yapabilirim. Bu beni birçok insandan ayırıyor zaten. Çok iyi bir espri seviyem var. Bütün her şeyi unutup her şey sosyal hayatmış, paraymış bilmem neymiş gibi davrandım. Karakter önemli değilmiş, duygular önemsizmiş gibi. Sahip olmak için çok uğraştığım her şeyi bırakıp saçmasapan bir insanın bana dayattığı, belki de acı çektirmek için söylediği her şeyi ciddiye alıp onlar için çalıştım. Olayın buralara geldiğini yeni farkediyorum. Önceden kendime çok kızardım ona hiç iyi davranmadım bilmem ne yapmadım, seneler boşa gitti diye. Şimdi yine kendime kızıyorum. Bu sefer niye kendi değerini bu kadar unuttun diye.
Çok ağır bir dönem yaşayıp üniversiteye gelmiştim. Nasıl anlatayım bilmiyorum ama yaşadığınız en büyük yalnızlığın 15 katını, yaşadığınız en büyük acının 25 katını, sahip olduğunuz en bozuk psikolojinin de 82 katını falan yaşamıştım. Bunlar tabi abartı, daha kötü hallerde olanlarınız da vardır. Ama o hallerimi görseniz sadece bana acırdınız. Buna eminim. Çok zeki olduğumu düşünüyorum. Zekadan kastettiğim farklı bir zeka. Bir sürü kazandığım başarı vardı söylediğim gibi. Hem de özel bi çaba olmadan. Bir çok alanda çok iyiydim. Başarıya mı doydum yoksa başarı zaten hiç istediğim bir şey mi değildi bilmiyorum. Ama olayların hep başka taraflarında olmak istedim. Bir matematik problemi olurdu mesela. Onun 2 veya 3 farklı çözümünü yapmadan rahat edemezdim. Çözümünü herkes yapıyordu. Ben başka şekilde yapmalıydım. Farklı olma çabam o yaşlarda başladı galiba. Bu farklı olma çabası normal bir şey mi bilmiyorum ama bende çok fazla var. Hiçbir zaman inek olmadım. Zaten sonraki dönemde bu yüzden derslerim hep kötüye gitti. Ama ders çalışarak elde edeceğim hedeflerim beni hiçbir zaman heyecanlandırmadı. En komik olmak istedim. Zekice espriler yapmak istedim. Yaptım da. Rahat olabildiğim her ortamda bu şekilde kolayca dikkat çekebildim. Ders çalışmamayı veya onun üzerine bir hedef kurmamayı seçtim. Şimdi deli gibi çalışıyorum okul bitmeyecek çünkü o ayrı :D Ama yapabildiğimi, hatta bir çok şey yapabildiğimi bildiğim için hep bir şekilde içimde bir potansiyel olduğuna inandım. Heyecanlandığım nadir işlerde bu ortaya çıkıyor. Ama tam olarak hala bulamadığımı düşünüyorum. Kendimi çok farklı alanlarda geliştirmeyi denedim. Derslerle pek işim yoktu. Sosyal hayatta da fazla utangaçtım. Alışamadığım ortamlarda fazla ezik olduğumu biliyordum. Onu aşmak istedim. Bilgisayardan bir sürü şey okudum. Davranış derslerine çalıştım kendimce. Mimik çalıştım. Tek mimikle insanları güldürebildiğim zamanlar çok hoşuma gidiyor hala. Neyse. Yeni bir şehre gitmiştim. Oradaki esnaflara sıra sıra girip rastgele şeyler sordum. İnsanlarla rastgele sohbet ettim. Yabancılarla konuşma konusunda utancım kalmadı. Kızlar konusunda hiçbir geçmişim yoktu. Okulda biraz biraz alfa erkek olma çabalarım işe yaramaya başlamıştı. En azından artık dikkat çekebiliyordum. Bunun sonucu olarak kızlardan ikisi bana kız ayarlamaya karar verdiler. Ay yazarken çok heyecanlandım xd
Lan böyle insanlarla paylaşma laneti olmadan yazınca ne kadar güzel oldu. Yapmak istediğim şeyi yapıyorum hep :D Anlatıyorum işte lan hayatımı. Neyse çok güzel oldu. Kızlar bana kız ayarlamaya karar verdiler dediğim gibi. Tabiki uçarak kabul ettim. 3 kız 2 erkek buluştuk. Yürüdük. Genelde arkadaş gruplarında en arkadan yürüyen ezik bendim. Orada da en arkada mal mal yürüdüm. Bana laf attılar sadece gülerek cevap verdim. O buluşmadaki tek diyaloğumu anlatayım. Ateizmden konu açıldı. Ben de o konuları yeni araştırmaya başlayan, ateistleri ergen bulan tipik bir ergendim. Bir an konu benim ilgi alanıma girmiş gibi geldi. Bi anlık gazla o buluşmadaki tek cümlemi kurdum: 'Hepsi özenti ya.' Rahatlamış gibi oldum bi an. Açılışı yapmıştım sonuçta. Tabi sonra kızın 'Ben ateistim.' deme olayı olmasa mükemmeldi. Şansımı sikeyim. Sonra ayrılma zamanı gelince 'Deniz bıraksın seni.' falan dediler kıza. 'Yok yok teşekkürler.' dedi olarak kız da. Mükemmel bir ilk buluşmaydı. 17 veya 16 yaşımdaydım o olay olduğunda. Ve bir kızla en büyük yakınlaşmam oydu. Olayın ne kadar acınası olduğunu bu örnekten anlayabilirsin. Konuya geri döneyim. Bu olaylar bana bir şeylerin yolunda gitmediğini gösteriyordu işte. Kendimi bir iyileşme dönemine soktum. Mimik,davranış,ses tonu bilmem ne. Ama en çok istediğim şey kızlar konusunda gelişmekti. Bloglar okudum. Makaleler okudum. İnci sözlük vardı o zaman. En güzel dönemleriydi keratanın. Sabaha kadar aşk hikayesi okurduk. Yeni part atılmış mı diye sürekli sayfayı yenilerdik. Oradaki alfa erkek konusunu anlatan hikayeyi okumuştum günlerce. Hatta yeni bir sözlük açtık. Hepimize görevler verildi. Kitap falan çıkaracaktı reyiz :D Sonra bıraktım olayı. Neden bilmiyorum. Sonra bir kitaba rastladım. Kız tavlama kitabı gibi bir şey. Ama taşşaklı bir kitap. Onu okumaya başladım. Kızlar konusunda bütün hayatımı değiştirdi. Karakterimi değiştirdi. Nasıl oldu bilmiyorum ama kızları kolayca etkileyebilen birine dönüştüm. He bu arada söylemeyi unuttum. O kadar sene eziklik canıma tak ettikten sonra lisede unutamadığım bir günü anlatcam :D
Galiba lise 3e başlarkendi. İlk 2 sene sınıfta hiç konuşmayan, aşırı utangaç çocuk gitmiş bambaşka biri olmuştum. En azından olmaya çalıştım. Hatta edebiyat dersimiz vardı. İlk hafta. Söz almıştım. 'Hocam geçen senelerde ders çok sıkıcı oldu. Hepimiz uyuyoruz. Bence ders böyle olmamalı.' gibi bir şey demiştim. Yani baya iddialı girmiştim o sene okula :D İlk 2 sene gerçekten hiç konuşmamıştım. Kızlar bazen beni konuşturmak için bir şey söylerdi. Gözlerin çok güzelmiş gibi. Ben de utanıp gülümserdim. Ulan ne eziktim beee. Durum çok vahimdi. O yüzden öyle söz alıp konuşmak ohooo :D Üstüme başıma bakmaya da karar vermiştim. Hiç unutmam gittigidiyora üye olmuştum. Açıp artırmaya katılıp beğendiğim 2 tane şeye fiyat verip çıkmıştım. 2-3 lira falan vermişimdir en fazla. Ve onları almıştım. Saçmasapan ama dikkat çekici beyaz bir tişört, mavi, düğmeli hırka gibi bir şey ve kuru kafalı bir kolye. Diğer hafta o beyaz tişörtle ve dışarı bıraktığım kuru kafalı kolyeyle gitmiştim. İlk başta herkes gülmüştü tabi :D Olaya alışınca öyle olmadı. Artık istediğim şeyleri yapıyordum. Dikkat de çekiyordum. İşte o kolye ve tişörtle okula gittiğim anı unutamıyorum. İlk başlarda bana gülüp zaman geçtikçe yanıma gelip konuşmaları, kolyeme falan bakmaları değişik gelmişti. Dikkat çekmek her zaman iyidir. Bunu da kız tavlama kitabından öğrenmiştim xd Her zaman dikkat çekmek isterdim ama bunu yapabilecek özgüvenim yoktu. Kitap bana onu verdi.
Sonra saçmasapan olaylar, derslere adapte olamama, kişisel sorunlar bir sürü şey birleşip beni iğrenç zamanlara götürdü. Neyse onları anlatmıcam. Üniversiteye gideceğim belli olmuştu. Bana çok fazla bir rahatlık geldi. Sonunda gidiyordum. Bir felaket olmayacaktı. Kurtuluyordum o şehirden. En azından dahil oluyordum artık bir olaya. Tekrardan kendimi bir kampa soktum :D Özgüvenim yerine gelmişti çünkü. Artık hayatı uçurumda yaşayan biri değildim. Üniversiteye gidecektim. Kilo aldım biraz vücudumu düzelttim. Yeni küpeler aldım. Ki aksesuar çok önemli. Bileklik veya saat falan da takıyordum. Saçlarım baya şekil olmuştu. Şimdi dökülüyor, hiçbir zaman öyle olmayacak :/ O kafamdaki alfa erkek olmuş gibiydim. Bir sürü kızla konuşmaya başladım. Benden bir şekilde çok etkileniyorlardı. Üniye gitmeden 20 günde falan hayatımda hiç yapmadığım bire bir, bir kızla buluşmaları yaşadım. Flört olarak ilk. Daha ilk buluşmamda kız bana 'Ben senin istediğini veremem, ama escorta falan gidersen bir şey demem.' demişti. İşte bu mükemmeldi. Bulusmadan sonra da 'Her şey için teşekkür ederim. Çok güzeldi.' yazmıştı. Ve kız güzeldi lan. Zekiydi. Şimdi hukuk falan okuyordur muhtemelen. Ben beğenmemiştim xd Sonra bana rakı içerken fotoğraf atmıştı dekoltesi gözüken. Ben de gruba atayım demiştim. 'Beyler dekolte nasıl?' yazarak. Ve onu kıza attım... Sonra hemen telefonu kapattım tabi. Kızın arayıp küfür edeceğini biliyordum :D Neyse sonra bi şekilde yalanlar söyledim. İnanmadı tabi. Ben de yazmadım. 2 hafta sonra bana yine mesaj attı xd Neyse o kızı geçelim.
Bi arkadaşım beni tiyatroya çağırdı. Erkek. Sürekli bana iltifat eder gibiydi. 'Küpe sana çok yakışıyo lan' falan derdi. 'Aynı Bukowski'ye benziyorsun, kitaplarını oku bak anlıcaksın.'diyordu. Tiyatroda elini kasıklarıma attı amk çocuğu. Etkileme alanım fazla genişlemiş :D Başka kızla tanıştım. Lys günü tanışmıştık. Adını soyadını söylemişti bana. Ben de yazdım konuştuk ettik. Buluştuk. İlk buluşmaya arkadaşıyla geldi. 'Saçlarını düzeltsene bi ya' dedi arkadaşı. Düzelttim. O ara ona bakıyordum. Arkadaşına 'Offff' gibi bir şey diyordu. Bu etkileme olayında tipimin de çok büyük katkısı vardı kabul ediyorum. Sonra onlarla yemek yedik. Yanlarında yemek bile yiyemedim. Etkileme işi çok iyi çalışsa da hala bir şekilde bazı sorunlarım vardı derinde. O utangaçlık hala ölmemişti. 2. buluşmada yine bi anda iş nasıl olduysa cinselliğe geldi xd Kız 'Ev bul' demişti bana. Bulamazdım. Tanıdığım da yoktu boş evi olan. Olsa da henüz onu isteyecek açıklığa sahip değildim. Sinemaya gitmek istedim o yüzden. Tamam deyip söz verdi bir sonraki buluşma için. Kız olayı uzatmak da istiyordu. 'Sen şimdi gidiceksin üniversiteye, ben ilgi isterim.' falan diyordu. Önceki kız, gay arkadaş olayı, bu kız falan hepsi 2 hafta içinde oldu. Bunlar benim için büyük gelişmelerdi. Gay arkadaş dışında tabi. Arkadaşınızın kasığınıza attığı eli can havliyle ittirmek ne kadar kötü bilemezsiniz.
Neyse bunu bitireyim çok uzadı. Şimdi okuduğum o kitaba tekrar başladım. Tekrar yaban çakalı olmam gerek xd Saat de çok geç oldu. Zaman kalsın okumaya biraz. Yarın yazabilirsem geri kalanını yazıcam.
Baya uzun bir süredir psikolojim bozukmuş. Yani sağlıklı bir kafada değilmişim. Son günlerde böyle sağlıklı bir kafayla birkaç saat geçirdim :D Sürekli bir tedirginlik halindeymişim geçen zamanda. Hiç sakin kalamamışım. Kısacası çok iğrenç bi haldeydim. Bunu yeni anlıyorum. Saplantılar, takıntılar ve bağımlılıklar sarmış dört bir yanımı. Terkettiği halde kanımı emmeye devam eden bir eski sevgili, böyle mükemmel bir karaktere sahipken bunu farketmek yerine herkese karşı kendini hep aşağıda gören bir ben, sürekli iyiye götürmek için bir sürü şey yapmaya çalışırken aslında çok yıprattığım psikolojim ve hayatım... Hayat bana sanki 1 ay gibi geliyordu. Her şeyi bir güne sığdırmaya çalışıyordum. Yapamayınca çöküyordum. Hiçbir kız bana bakmayacak gibi geliyordu. Sonsuza kadar yalnız kalıcam sanıyordum. Kendime hayranlık duyan bir insandım. Kibrimi çok severdim. Yalnız takılırdım. Ki bunu ben isterdim. Ama ortamda çok enerjik olurdum. Çok ortam da aramazdım. Kız tavlamaya karşı ayrı bir ilgim vardı. Bir ilişki, bir insan benim gibi yüksek standartlara sahip birini tamamen vasıfsız ve çökmüş bir insana nasıl çevirdi anlamıyorum. Bunu önceden yaptığım gibi işte ben çok iyiyim, mükemmelim diyerek içimdeki özgüven sorunlarımı kapatmak için söylemiyorum. Evet pek bi yeteneğim yok belki sandığım kadar zeki de değilim. Ama ben benim lan. Kibirimle benim. Ben olmam zaten kibir için yeterli bir sebep. Çünkü ben bir şeyleri yapmaya istekliyim. Yapabilirim. Bu beni birçok insandan ayırıyor zaten. Çok iyi bir espri seviyem var. Bütün her şeyi unutup her şey sosyal hayatmış, paraymış bilmem neymiş gibi davrandım. Karakter önemli değilmiş, duygular önemsizmiş gibi. Sahip olmak için çok uğraştığım her şeyi bırakıp saçmasapan bir insanın bana dayattığı, belki de acı çektirmek için söylediği her şeyi ciddiye alıp onlar için çalıştım. Olayın buralara geldiğini yeni farkediyorum. Önceden kendime çok kızardım ona hiç iyi davranmadım bilmem ne yapmadım, seneler boşa gitti diye. Şimdi yine kendime kızıyorum. Bu sefer niye kendi değerini bu kadar unuttun diye.
Çok ağır bir dönem yaşayıp üniversiteye gelmiştim. Nasıl anlatayım bilmiyorum ama yaşadığınız en büyük yalnızlığın 15 katını, yaşadığınız en büyük acının 25 katını, sahip olduğunuz en bozuk psikolojinin de 82 katını falan yaşamıştım. Bunlar tabi abartı, daha kötü hallerde olanlarınız da vardır. Ama o hallerimi görseniz sadece bana acırdınız. Buna eminim. Çok zeki olduğumu düşünüyorum. Zekadan kastettiğim farklı bir zeka. Bir sürü kazandığım başarı vardı söylediğim gibi. Hem de özel bi çaba olmadan. Bir çok alanda çok iyiydim. Başarıya mı doydum yoksa başarı zaten hiç istediğim bir şey mi değildi bilmiyorum. Ama olayların hep başka taraflarında olmak istedim. Bir matematik problemi olurdu mesela. Onun 2 veya 3 farklı çözümünü yapmadan rahat edemezdim. Çözümünü herkes yapıyordu. Ben başka şekilde yapmalıydım. Farklı olma çabam o yaşlarda başladı galiba. Bu farklı olma çabası normal bir şey mi bilmiyorum ama bende çok fazla var. Hiçbir zaman inek olmadım. Zaten sonraki dönemde bu yüzden derslerim hep kötüye gitti. Ama ders çalışarak elde edeceğim hedeflerim beni hiçbir zaman heyecanlandırmadı. En komik olmak istedim. Zekice espriler yapmak istedim. Yaptım da. Rahat olabildiğim her ortamda bu şekilde kolayca dikkat çekebildim. Ders çalışmamayı veya onun üzerine bir hedef kurmamayı seçtim. Şimdi deli gibi çalışıyorum okul bitmeyecek çünkü o ayrı :D Ama yapabildiğimi, hatta bir çok şey yapabildiğimi bildiğim için hep bir şekilde içimde bir potansiyel olduğuna inandım. Heyecanlandığım nadir işlerde bu ortaya çıkıyor. Ama tam olarak hala bulamadığımı düşünüyorum. Kendimi çok farklı alanlarda geliştirmeyi denedim. Derslerle pek işim yoktu. Sosyal hayatta da fazla utangaçtım. Alışamadığım ortamlarda fazla ezik olduğumu biliyordum. Onu aşmak istedim. Bilgisayardan bir sürü şey okudum. Davranış derslerine çalıştım kendimce. Mimik çalıştım. Tek mimikle insanları güldürebildiğim zamanlar çok hoşuma gidiyor hala. Neyse. Yeni bir şehre gitmiştim. Oradaki esnaflara sıra sıra girip rastgele şeyler sordum. İnsanlarla rastgele sohbet ettim. Yabancılarla konuşma konusunda utancım kalmadı. Kızlar konusunda hiçbir geçmişim yoktu. Okulda biraz biraz alfa erkek olma çabalarım işe yaramaya başlamıştı. En azından artık dikkat çekebiliyordum. Bunun sonucu olarak kızlardan ikisi bana kız ayarlamaya karar verdiler. Ay yazarken çok heyecanlandım xd
Lan böyle insanlarla paylaşma laneti olmadan yazınca ne kadar güzel oldu. Yapmak istediğim şeyi yapıyorum hep :D Anlatıyorum işte lan hayatımı. Neyse çok güzel oldu. Kızlar bana kız ayarlamaya karar verdiler dediğim gibi. Tabiki uçarak kabul ettim. 3 kız 2 erkek buluştuk. Yürüdük. Genelde arkadaş gruplarında en arkadan yürüyen ezik bendim. Orada da en arkada mal mal yürüdüm. Bana laf attılar sadece gülerek cevap verdim. O buluşmadaki tek diyaloğumu anlatayım. Ateizmden konu açıldı. Ben de o konuları yeni araştırmaya başlayan, ateistleri ergen bulan tipik bir ergendim. Bir an konu benim ilgi alanıma girmiş gibi geldi. Bi anlık gazla o buluşmadaki tek cümlemi kurdum: 'Hepsi özenti ya.' Rahatlamış gibi oldum bi an. Açılışı yapmıştım sonuçta. Tabi sonra kızın 'Ben ateistim.' deme olayı olmasa mükemmeldi. Şansımı sikeyim. Sonra ayrılma zamanı gelince 'Deniz bıraksın seni.' falan dediler kıza. 'Yok yok teşekkürler.' dedi olarak kız da. Mükemmel bir ilk buluşmaydı. 17 veya 16 yaşımdaydım o olay olduğunda. Ve bir kızla en büyük yakınlaşmam oydu. Olayın ne kadar acınası olduğunu bu örnekten anlayabilirsin. Konuya geri döneyim. Bu olaylar bana bir şeylerin yolunda gitmediğini gösteriyordu işte. Kendimi bir iyileşme dönemine soktum. Mimik,davranış,ses tonu bilmem ne. Ama en çok istediğim şey kızlar konusunda gelişmekti. Bloglar okudum. Makaleler okudum. İnci sözlük vardı o zaman. En güzel dönemleriydi keratanın. Sabaha kadar aşk hikayesi okurduk. Yeni part atılmış mı diye sürekli sayfayı yenilerdik. Oradaki alfa erkek konusunu anlatan hikayeyi okumuştum günlerce. Hatta yeni bir sözlük açtık. Hepimize görevler verildi. Kitap falan çıkaracaktı reyiz :D Sonra bıraktım olayı. Neden bilmiyorum. Sonra bir kitaba rastladım. Kız tavlama kitabı gibi bir şey. Ama taşşaklı bir kitap. Onu okumaya başladım. Kızlar konusunda bütün hayatımı değiştirdi. Karakterimi değiştirdi. Nasıl oldu bilmiyorum ama kızları kolayca etkileyebilen birine dönüştüm. He bu arada söylemeyi unuttum. O kadar sene eziklik canıma tak ettikten sonra lisede unutamadığım bir günü anlatcam :D
Galiba lise 3e başlarkendi. İlk 2 sene sınıfta hiç konuşmayan, aşırı utangaç çocuk gitmiş bambaşka biri olmuştum. En azından olmaya çalıştım. Hatta edebiyat dersimiz vardı. İlk hafta. Söz almıştım. 'Hocam geçen senelerde ders çok sıkıcı oldu. Hepimiz uyuyoruz. Bence ders böyle olmamalı.' gibi bir şey demiştim. Yani baya iddialı girmiştim o sene okula :D İlk 2 sene gerçekten hiç konuşmamıştım. Kızlar bazen beni konuşturmak için bir şey söylerdi. Gözlerin çok güzelmiş gibi. Ben de utanıp gülümserdim. Ulan ne eziktim beee. Durum çok vahimdi. O yüzden öyle söz alıp konuşmak ohooo :D Üstüme başıma bakmaya da karar vermiştim. Hiç unutmam gittigidiyora üye olmuştum. Açıp artırmaya katılıp beğendiğim 2 tane şeye fiyat verip çıkmıştım. 2-3 lira falan vermişimdir en fazla. Ve onları almıştım. Saçmasapan ama dikkat çekici beyaz bir tişört, mavi, düğmeli hırka gibi bir şey ve kuru kafalı bir kolye. Diğer hafta o beyaz tişörtle ve dışarı bıraktığım kuru kafalı kolyeyle gitmiştim. İlk başta herkes gülmüştü tabi :D Olaya alışınca öyle olmadı. Artık istediğim şeyleri yapıyordum. Dikkat de çekiyordum. İşte o kolye ve tişörtle okula gittiğim anı unutamıyorum. İlk başlarda bana gülüp zaman geçtikçe yanıma gelip konuşmaları, kolyeme falan bakmaları değişik gelmişti. Dikkat çekmek her zaman iyidir. Bunu da kız tavlama kitabından öğrenmiştim xd Her zaman dikkat çekmek isterdim ama bunu yapabilecek özgüvenim yoktu. Kitap bana onu verdi.
Sonra saçmasapan olaylar, derslere adapte olamama, kişisel sorunlar bir sürü şey birleşip beni iğrenç zamanlara götürdü. Neyse onları anlatmıcam. Üniversiteye gideceğim belli olmuştu. Bana çok fazla bir rahatlık geldi. Sonunda gidiyordum. Bir felaket olmayacaktı. Kurtuluyordum o şehirden. En azından dahil oluyordum artık bir olaya. Tekrardan kendimi bir kampa soktum :D Özgüvenim yerine gelmişti çünkü. Artık hayatı uçurumda yaşayan biri değildim. Üniversiteye gidecektim. Kilo aldım biraz vücudumu düzelttim. Yeni küpeler aldım. Ki aksesuar çok önemli. Bileklik veya saat falan da takıyordum. Saçlarım baya şekil olmuştu. Şimdi dökülüyor, hiçbir zaman öyle olmayacak :/ O kafamdaki alfa erkek olmuş gibiydim. Bir sürü kızla konuşmaya başladım. Benden bir şekilde çok etkileniyorlardı. Üniye gitmeden 20 günde falan hayatımda hiç yapmadığım bire bir, bir kızla buluşmaları yaşadım. Flört olarak ilk. Daha ilk buluşmamda kız bana 'Ben senin istediğini veremem, ama escorta falan gidersen bir şey demem.' demişti. İşte bu mükemmeldi. Bulusmadan sonra da 'Her şey için teşekkür ederim. Çok güzeldi.' yazmıştı. Ve kız güzeldi lan. Zekiydi. Şimdi hukuk falan okuyordur muhtemelen. Ben beğenmemiştim xd Sonra bana rakı içerken fotoğraf atmıştı dekoltesi gözüken. Ben de gruba atayım demiştim. 'Beyler dekolte nasıl?' yazarak. Ve onu kıza attım... Sonra hemen telefonu kapattım tabi. Kızın arayıp küfür edeceğini biliyordum :D Neyse sonra bi şekilde yalanlar söyledim. İnanmadı tabi. Ben de yazmadım. 2 hafta sonra bana yine mesaj attı xd Neyse o kızı geçelim.
Bi arkadaşım beni tiyatroya çağırdı. Erkek. Sürekli bana iltifat eder gibiydi. 'Küpe sana çok yakışıyo lan' falan derdi. 'Aynı Bukowski'ye benziyorsun, kitaplarını oku bak anlıcaksın.'diyordu. Tiyatroda elini kasıklarıma attı amk çocuğu. Etkileme alanım fazla genişlemiş :D Başka kızla tanıştım. Lys günü tanışmıştık. Adını soyadını söylemişti bana. Ben de yazdım konuştuk ettik. Buluştuk. İlk buluşmaya arkadaşıyla geldi. 'Saçlarını düzeltsene bi ya' dedi arkadaşı. Düzelttim. O ara ona bakıyordum. Arkadaşına 'Offff' gibi bir şey diyordu. Bu etkileme olayında tipimin de çok büyük katkısı vardı kabul ediyorum. Sonra onlarla yemek yedik. Yanlarında yemek bile yiyemedim. Etkileme işi çok iyi çalışsa da hala bir şekilde bazı sorunlarım vardı derinde. O utangaçlık hala ölmemişti. 2. buluşmada yine bi anda iş nasıl olduysa cinselliğe geldi xd Kız 'Ev bul' demişti bana. Bulamazdım. Tanıdığım da yoktu boş evi olan. Olsa da henüz onu isteyecek açıklığa sahip değildim. Sinemaya gitmek istedim o yüzden. Tamam deyip söz verdi bir sonraki buluşma için. Kız olayı uzatmak da istiyordu. 'Sen şimdi gidiceksin üniversiteye, ben ilgi isterim.' falan diyordu. Önceki kız, gay arkadaş olayı, bu kız falan hepsi 2 hafta içinde oldu. Bunlar benim için büyük gelişmelerdi. Gay arkadaş dışında tabi. Arkadaşınızın kasığınıza attığı eli can havliyle ittirmek ne kadar kötü bilemezsiniz.
Neyse bunu bitireyim çok uzadı. Şimdi okuduğum o kitaba tekrar başladım. Tekrar yaban çakalı olmam gerek xd Saat de çok geç oldu. Zaman kalsın okumaya biraz. Yarın yazabilirsem geri kalanını yazıcam.
Yorumlar
Yorum Gönder